
Lenfödem Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler
Lenfödem sürekli takip edilmesi ve kontrol altında tutulması gereken bir hastalıktır. Bu durumdan ötürü hastaların sürekli dikkat etmesi gereken hususları bu yazıda sizlerle paylaştık…
Kadıköy Suadiye’deki kliniğimizde bedeninizi, sinir sisteminizi ve günlük yaşamınızı birlikte ele alan; biyopsikososyal model temelli, kişiye özel bir fizyoterapi yaklaşımı.
Ağrı yaşayan pek çok kişi farklı klinikleri dolaşır ve her yerden farklı bir açıklama gelir. Kimi zaman MR sonuçları “sorun yok” der; ama ağrı devam eder. Kimi zaman tedavi başlar, geçici bir rahatlama olur; birkaç hafta içinde her şey yeniden başa döner.
Peki bu neden olur? Çünkü ağrı, tek bir nedene indirgenebilecek kadar basit bir deneyim değildir.
Kadıköy’deki kliniğimizde benimsenen yaklaşım, BiyoPsikoSosyal Model üzerine kuruludur. Bu model ağrıyı üç boyutuyla ele alır:
✔︎ Biyolojik Boyut: Doku hassasiyeti, hareket kısıtlılığı, kas kapasitesi ve yüklenme düzeni
✔︎ Psikolojik Boyut: Kaygı, korku-kaçınma döngüsü, geçmiş deneyimler ve belirsizlik
✔︎ Sosyal Boyut: İş yükü, uyku düzeni, günlük yaşam temposu ve destek sistemi
Bu yaklaşım “her şeyi psikolojiye bağlamak” değildir. Özellikle uzun süren şikâyetlerde tabloyu etkileyen tüm faktörleri ayırt edip en uygulanabilir adımları seçmeyi kolaylaştırır. Amaç kısa süreli rahatlama değil; bedeninizi daha iyi tanımanızı ve ilerlemeyi günlük yaşamınıza uygulamanızı sağlayan gerçekçi ve sürdürülebilir bir yol haritası kurmaktır.
Mesleki yaklaşım hakkında daha fazla bilgi için Hakkında sayfası incelenebilir.

10 yıllık klinik deneyimle Kadıköy’de fizyoterapi alanında hizmet verilmektedir. Alınan eğitimler yalnızca sertifikadan ibaret değil; her danışanın değerlendirme kalitesini ve tedavi planlamasını doğrudan güçlendiren yapı taşlarıdır.
Ağrının BiyoPsikoSosyal Model çerçevesinde ele alınması, uzun süren şikâyetlerde tabloyu etkileyen tüm faktörlerin görülmesini ve en uygun yol haritasının kurulmasını sağlar. Bu yaklaşımı destekleyen IKOMT NMST, IKOMT COMM ve IKOMT Advance eğitimleri; sinir sistemi ve kas-iskelet ilişkisini bütüncül değerlendirme ile hasta merkezli karar almayı klinik pratiğin merkezine taşımıştır.
Lenfödem alanında ise ACOLS Akademisi eğitimiyle edinilen uzmanlık; güvenli, planlı ve kişiye özel bir süreç yönetimini mümkün kılmaktadır.
Her danışan süreci ayrıntılı bir değerlendirmeyle başlar. Hedef bellidir: kısa süreli rahatlamanın ötesinde, gerçekçi ve sürdürülebilir bir ilerleme.




Lenfödem sürekli takip edilmesi ve kontrol altında tutulması gereken bir hastalıktır. Bu durumdan ötürü hastaların sürekli dikkat etmesi gereken hususları bu yazıda sizlerle paylaştık…

Manuel Terapi sonrasında bazı durumlarda hassasiyet gelişebilir fakat bunu uygulayıcının ön görüp hastayı bilgilendirmesi gerekir. Seans içinde “ağrı yaratarak” iyileşme sağlanamaz.

Kronik Venöz Yetmezlik, ilerleyen yaşla birlikte damar yapısının bozulmasına bağlı olarak görülen rahatsızlıktır. Damar yapısının bozulmasına bağlı olarak kaçak oluşması şişliğe sebebiyet verebilir.

Son yıllarda “atlas terapi” kavramı, özellikle boyun ağrısı, baş ağrısı, işitme kaybı ve postür problemleri yaşayan kişiler arasında giderek daha fazla duyulur hale geldi…

Kronik Venöz Yetmezlik, ilerleyen yaşla birlikte damar yapısının bozulmasına bağlı olarak görülen rahatsızlıktır. Damar yapısının bozulmasına bağlı olarak kaçak oluşması şişliğe sebebiyet verebilir.